Kısa cevap: Diferansiyel yağı seçiminde üç şey belirleyicidir — üreticinin belirttiği API performans sınıfı (çoğu arka aksta GL-5, bazı transaxle'larda GL-4), viskozite derecesi (yaygın olarak 75W-90, 80W-90, 75W-140 veya 85W-140) ve diferansiyelin sınırlı kaymalı (LSD) olup olmadığı. Ilıman iklimde normal kullanımda 75W-90 sentetik ya da 80W-90 mineral yağ çoğu binek aracı karşılar; ağır çeki, römork ve yüksek tork söz konusuysa 75W-140 tarafına geçilir. Aracın el kitabında yazan sınıf ve derece, her zaman genel tavsiyenin önünde gelir.
Diferansiyeldeki hipoid dişli çifti, dişlerin birbirine hem baskı hem kayma hareketiyle temas ettiği bir yapıdır. Motor yağının karşılaştığı yükten farklı olarak burada temas noktasında çok yüksek yüzey basıncı oluşur. Bu nedenle diferansiyel yağları EP (extreme pressure) katkılarıyla üretilir; genellikle kükürt-fosfor bileşikleri kullanılır ve yağın kendine has keskin kokusu buradan gelir.
Bu katkı yapısı, yağı motor yağından ve pek çok şanzıman yağından ayırır. Manuel ve otomatik şanzıman yağları arasındaki ayrımı bilenler için mantık benzerdir: aynı görünen sıvılar, çalıştıkları mekanizmanın ihtiyacına göre farklı formüle edilir. Diferansiyele şanzıman yağı, şanzımana diferansiyel yağı koymak uzun vadede dişli aşınması ya da senkromeç hasarı demektir.
Önemli nokta: GL-5, GL-4'ün "daha iyisi" değildir. Sarı metal içeren bir aktarma organına GL-5 dökmek, katkıların bu metalleri kimyasal olarak yormasına yol açabilir. Üretici GL-4 diyorsa GL-4 kalınır; ya da hem GL-4 hem GL-5 onaylı, sarı metal uyumlu ürünler tercih edilir.
75W-90 gibi çift sayılı gösterimde ilk sayı soğuk akışkanlığı, W'den sonraki sayı çalışma sıcaklığındaki kalınlığı anlatır. Diferansiyel yağı viskozite seçim kararında iki soru sorulur: kışın en soğuk sabahta yağ dişlilere ne kadar hızlı ulaşacak, ve yaz sıcağında ağır yükte film kalınlığı yeterli kalacak mı?
| Derece | Tipik kullanım | Notlar |
|---|---|---|
| 75W-85 | Modern binek transaxle, düşük sürtünme hedefi | Genellikle sentetik; yakıt tüketimi lehine |
| 75W-90 | Binek ve hafif SUV arka aks, 4x4 ön diferansiyel | Soğukta akışkan, geniş sıcaklık aralığı |
| 80W-90 | Klasik arkadan itişli araçlar, hafif ticari | Çoğu mineral esaslı, ekonomik |
| 75W-140 | Yüksek torklu, çeki yapan, performans araçları | Sentetik; ısı altında film dayanımı yüksek |
| 85W-140 | Ağır yük, sıcak iklim, eski ticari araçlar | Soğukta akışkanlığı zayıf |
Kışın çok soğuyan bölgelerde 85W-140 yerine 75W-140 seçmek, ilk hareketteki yağlama gecikmesini azaltır. Sürekli sıcak ve ağır yük altında çalışan bir araçta ise 80W-90'dan 75W-140'a geçmek dişli sıcaklığını daha iyi tolere eder. Ancak üreticinin verdiği aralığın dışına çıkmak, elektronik kontrollü diferansiyellerde ve LSD'lerde beklenmedik davranışlara yol açabilir.
Sürtünme diskli LSD'ler, yağın belirli bir sürtünme karakteri göstermesini bekler. Bu araçlarda "LS" ibareli yağ ya da ayrıca eklenen sürtünme düzenleyici katkı kullanılır. Yanlış yağda tipik belirti, dar dönüşlerde arkadan gelen titreme ya da sesli takılmadır. Torsen tipi dişli esaslı diferansiyeller ise genellikle standart GL-5 ile çalışır; yine de el kitabı kontrol edilir.
Sentetik dişli yağları yüksek sıcaklıkta daha az oksitlenir, soğukta daha akışkan kalır ve değişim aralığı uzar. Mineral yağlar daha ekonomiktir ve düşük yüklü, ılıman iklimdeki eski araçlarda yeterli hizmet verir. Motor yağı tarafında sentetik-mineral tartışmasını bilenler için karar mantığı aynıdır: kullanım şiddeti arttıkça sentetiğin farkı ölçülebilir hale gelir.